Aleksitimi çoğu zaman dramatik görünmez. Kriz anlarında değil, sıradan günlerde fark edilir: sorulduğunda verilecek cevabın bulunamadığı anlarda.
Bu yazı belirtileri günlük hayattan örneklerle anlatıyor. Kavramın kendisini daha ayrıntılı okumak istersen aleksitimi nedir yazısına bakabilirsin.
Aleksitimi belirtileri nelerdir?
Aleksitimi, duyguları tanımakta, birbirinden ayırt etmekte ve başkalarına anlatmakta zorlanmayı tarif eder. Literatürde genellikle üç alan üzerinden ele alınır: duyguyu tanımlamakta zorlanma, duyguyu anlatmakta zorlanma ve iç deneyim yerine dış olaylara odaklanma.
Bu üç alan günlük hayatta şöyle görünür.
Duyguyu tanımlamakta zorlanma
- “Nasılsın?” sorusuna neredeyse her zaman “normal” ya da “iyiyim” demek
- Bir rahatsızlığın farkında olmak ama adını koyamamak
- Kızgınlıkla kırgınlığı, kaygıyla heyecanı ayırt edememek
- Bedendeki gerginliği fark edip bunu bir duyguyla ilişkilendirmemek
- Duygunun ancak çok yoğunlaştığında, örneğin öfke patlamasıyla fark edilmesi
Duyguyu anlatmakta zorlanma
- Ne olduğunu ayrıntısıyla anlatabilmek ama “bu sana ne hissettirdi?” sorusunda tıkanmak
- Duygu sorulduğunda düşünce anlatmak: “bence haksızlıktı” demek ama “incindim” dememek
- Yakın ilişkilerde “benimle hiç konuşmuyorsun” eleştirisini sık duymak
- Yazarken konuşmaktan daha rahat olmak
İç deneyim yerine dış olaylara odaklanma
- Bir günü anlatırken sadece olayları sıralamak: kim ne dedi, saat kaçta ne oldu
- Film ya da kitapta karakterlerin ne hissettiğini anlamakta zorlanmak
- Hayal kurmanın ya da iç konuşmanın az olması
- Sorunları çözülecek işler olarak görmek, hissedilecek durumlar olarak değil
Yanlış anlaşılan iki şey
Aleksitimi duygusuzluk değildir. Duygu yaşanır; bedende hissedilir, davranışı etkiler. Zorluk duygunun kendisinde değil, tanınıp adlandırılmasındadır. Bu ayrım önemlidir çünkü çevredekiler çoğu zaman “umursamıyor” diye okur.
Aleksitimi bir tanı değildir. Psikiyatrik tanı sınıflamalarında bir hastalık olarak yer almaz. Farklı düzeylerde görülebilen bir özellik alanı olarak ele alınır. Yani “aleksitimik biri” yerine “şu an duygularını adlandırmakta zorlanan biri” demek daha doğrudur.
Neden olur?
Tek bir sebep yoktur. Literatürde sık geçen başlıklar arasında duyguların konuşulmadığı bir ortamda büyümek, duyguyu söylemenin sonuçları olduğu ilişkiler ve uzun süren stres bulunur. Bazı durumlarda depresyon, travma sonrası zorluklar ya da nörolojik tablolarla birlikte de görülebilir.
Burada dikkatli olmak gerekir: bu bir liste, bir teşhis yolu değil. Belirtiler sürüyor ve hayatı zorlaştırıyorsa doğru adres bir ruh sağlığı uzmanıdır.
Aleksitimi testleri ne anlama gelir?
İnternette sık karşılaşılan ölçekler çoğunlukla Toronto Alexithymia Scale ve türevleridir. Bu ölçekler araştırma ve tarama amacıyla geliştirilmiştir.
İnternet üzerinden doldurulan bir ölçek tanı koymaz. En fazla şunu söyler: “bu alanda zorlanıyor olabilirsin.” Sonucu bir etiket gibi taşımak yerine bir soru gibi taşımak daha işe yarar.
Ne yapılabilir?
Duyguları adlandırmak öğrenilebilir bir beceridir. Bunun en sade hâli, günü sonradan birkaç cümleyle anlatmaktır: ne oldu, bedende ne hissettim, buna hangi iki kelime uyar.
Tek kelime bulmaya çalışmak genellikle zorlar. İki kelime denemek daha kolaydır: “yorgun ve tedirgin”. Hiçbir şey gelmiyorsa iki aday arasında seçmek, sıfırdan bulmaktan kolaydır.
Bu pratiğin arkasındaki fikir duygusal granülerlik, uygulamalı hâli ise affect labeling yazısında anlatılıyor.
Mindlee burada ne yapar?
AURA ne hissettiğini söylemeni beklemez. Önce duyduğunu yansıtır, sonra tek bir soru sorar. “Bilmiyorum” geçerli bir cevaptır ve oradan devam edilir.
Konuşmalar biriktikçe hangi durumların tekrar ettiği görünür hâle gelir. Mindlee bir tanı aracı değildir ve profesyonel desteğin yerini almaz.
Kısa özet
- Belirtiler üç alanda toplanır: duyguyu tanımlamak, anlatmak ve iç deneyime yönelmek.
- Aleksitimi duygusuzluk değildir; duygu yaşanır, adlandırılamaz.
- Tanı değildir; internetteki ölçekler tanı koymaz.
- Adlandırma öğrenilebilir bir beceridir ve küçük pratiklerle başlar.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme ve genel farkındalık amaçlıdır; profesyonel tıbbi ya da psikolojik tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Zorlandığınızda bir uzmana başvurmanızı öneririz.